Animu

Animu

13 Nisan 2011 Çarşamba

Duyuyordum...

Bir akıl, bir de fikir vardı ortada.
“Hangisini istersin” diye sordu. Bir an bilemedim, kararsızlığım boşlukta yankılandı. Sesi duymuş olacak ki gülmeye başladı.
“Bu” dedi “boş tenekenin tıngırdaması gibi.”
 Düşündüm, evet öyleydi. Ne vakit kararsız kalsam o tenekeyi biri tıngırdatıyordu. Neden benimle uğraşıyordu anlamıyordum.
“Sen seç” dedim. 
“Bu şekilde sıyrılamazsın, hayatında bir kez olsun bir şeye karar vermelisin” dedi.
Düşünüyordum ama bir türlü karar veremiyordum. Bu karasızlığın sesi ne kadar rahatsız ediciydi. Akıl olmadan fikir olur muydu?
” Elbette olur” dedi,
” Bir sürü akılsız bir sürü fikir üretmiyor mu?”
Ben bunu yüksek sesle mi söylemiştim?
” Hayır” dedi.
Yüzünde tuhaf bir gülümseme vardı. O an dehşete kapıldım. Her şeyi duyuyordu, içimde olup biten her şeyi.
“Evet duyuyorum” dedi.
“Düşüncelerini, duygularının sesini duyuyorum, korkma rahatça düşün sana müdahale edecek değilim” dedi. 
Bütün gücümü toplayıp hiçbir şey düşünmemeye çalıştım.
“Faydası yok” dedi
“Duygularının çıkardığı sesleri duyuyorum ve bu bana ne düşündüğünü anlatıyor. Her duygunun bir sesi vardır, hangisini hissedersen bu koca boşlukta yankılanır ve ben bunların her birini duyarım, sen sadece burada olduğun sürece dikkatle dinlersen kendine ait olanları duyarsın.”  
Dikkat kesildim; evet duyuyordum. Boş bir teneke tıngırdıyor, ardından biri koca bir çana vuruyor, sonra küçük baloncuklar patlıyordu. Vaktim azalmıştı, bir karar vermeliydim. Işık yavaş yavaş kayboluyordu.
“Acele et” dedi, “Birazdan gitmiş olacağım ve belki de bir daha seçme şansın olmayacak.”
“ Tamam” dedim “Ama sen böyle yaptıkça ben düşünemiyorum ki.”
“ Benimle alakası yok bunun” dedi,
“Kendini sesleri dinlemeye kaptırdın, odaklan.”  
Odaklanamıyordum bir türlü. Sesler beni benden almıştı. Mutlu hissetmeye çalışıyordum böylece mutluluğun sesini duyabilirdim. Uğraşıyordum ama olmuyordu.
“Boşuna çabalama” dedi.
Gözlerimi açıp sorarcasına baktım.
“ Evet” dedi “boşuna uğraşma, mutluluğun sesini ancak gerçekten mutlu olduğunda duyabilirsin ve çok dikkatli dinlemen gerekir çünkü mutluluk geçicidir ve çıkardığı ses bir anlıktır.”  
Şaşırmıştım.
Dudaklarımı araladım ama sormama fırsat vermeden cevabı yapıştırdı;
 “Kötü duyguların sesleri her daim çok yüksektir, her bir ses bir diğer kötü duygunu çağırır böylece sesler çoğalır ve üst üste biner. Sen bunu uğuldama olarak duyarsın ve gittikçe daha kötü hissedersin. Evet, zaman dolmak üzere kararın nedir?” dedi. 
Ben hala sesleri düşünüyordum.
“Biraz daha zaman ver bana” dedim ama o yavaş yavaş kaybolmaya başlamıştı. Bir şeyler söylüyordu ama duymuyordum.
“Dur gitme!” diye bağırmaya başladım ama nafileydi. Son şansımı da kaçırmıştım işte. Kendime geldiğimde yine eskisi gibi, herkes kadar aklı olan ve başkalarının fikirlerini benimseyen bir insandım. Akıl ne kadar önemliydi ve fikir ne büyük bir ayrıcalık…

2 yorum:

  1. Akıl ne kadar önemliydi ve fikir ne büyük bir ayrıcalık…
    Çok güzel..

    YanıtlaSil